Korona denilen virüs, Kimilerine göre biyolojik terör, kimilerine göre Çinlilerin dünyanın başına sardığı bela… Kimilerine göre kıyamet alameti, kimilerine göre Evanjelistlerin Armagedon provası… Kimilerine göre tanrının gazabı, kimilerine göre üst aklın dünya nüfusunu azaltma çabaları… Kimilerine göre uyarı, kimilerine göre sadece bir salgın… Ne derseniz deyin, bana göre aslında insanlığın […]

Dünya’da şu ana kadar yaşanan en büyük salgının 1918 yılında ortaya çıkan, dünya nüfusunun neredeyse üçte birine bulaşan ve 50 milyon insanın öldüğü “İspanyol Gribi” olduğu belirtilmektedir. Bugün ise dünyamız Çin’den yayılan “Korona virüs” (Kovid-19) kaynaklı büyük bir salgınla karşı karşıyayız. Bu virüsün en önemli özelliği insandan insana çok hızlı […]

Ganj nehri Hinduizm inancının merkezini oluşturur. Hindistan topraklarında bu nehir kutsaldır. Hindu dinine mensup halk bu nehir etrafında yerleşmiştir. Yaşamlarını bu nehire bağlı olarak sürdürürler. Yerleşim yerleri, sanayi şirketleri, ibadethaneler, ticaret alanları bu suyun etrafında kurulmuştur. Hintliler bu suyun kendileri için cennetlerine gitme yolu olduğuna inanırlar. Vefat eden hamileleri ceninleri […]

Yaşayan insan hazineleri diye bir kavramımız var bizim. İçimizde yaşayan dev gibi çınar ağaçlarıdır bu ustalar. Mesela Hayri Dev, Neşet Ertaş, Mehmet Acet, İsmail Nar, Celal Yılmaz.  Bu ustaların ortak özellikleri; yaşadıkları modern çağda, insanların duygularını geleneklerden aldıkları birikim ile ifade etme şeklidir. Hepsi durudur bu insanların. Bizim içimizde yaşarlar. […]

Bu virüs herkesin iyimserliğe, iyimser düşünce felsefesine ne kadar ihtiyacı olduğunu ortaya koydu. Ben iyimserlikle ilgili bir yazı yazınca çok sevdiğim bir kardeşim espriyle “iyimserler uçağı, kötümserler paraşütü icat ettiler ikisine de ihtiyaç var.” şeklinde bir yorum yaptı. Katılmıyorum. Uçağı da, paraşütü de icat edenler iyimserlerdir çünkü kötümser hiçbir şey […]

ABD’de yüksek lisansa başladığım günlerde oryantasyon programı eğitim saatlerini cuma günleri Müslüman öğrencilerin cuma namazı saatine göre ayarlamışlardı. Doktara için İngiltere’ye geçtiğimde ise danışman hocam ile ilk buluşmamızda haftalık görüşme saatlerini belirlerken “Cuma sizin kutsal gününüz, diğer günlerden birisinde görüşelim.” demişti… Bir Müslüman için manevi değeri yüksek olan cuma günü […]

Modern zamanlarda farkında olmadan ciddi bir paradoksla karşı karşıyayız. İnsanoğlunun hayatını kolaylaştırması beklenen teknolojik gelişmeler gerçekten bunu becerebiliyor mu? Yoksa kapitalizmin oyuncağı olmaktan öte gidemiyor mu? Yaklaşık iki yıldır kullandığım bilgisayar bir öncekinden daha ince, daha hafif, daha hızlı, daha güçlü ve daha yüksek kapasiteye sahip. Gelgelelim cihazda dört tane […]

Her şey bizi mobil İnternet’e alıştırmalarıyla başladı! Her ne kadar başlangıçta insanları görüntülü aramanın güzelliğini ön plana çıkararak 3G ile tanıştırmaya çalışsalar da, esasen İnternet’in her an yanı başımızda olmasının dayanılmaz cazibesi 3G teknolojisine bağımlı olmamız için yeterliydi! Çok geçmenden 4G’ye ihtiyacımız olduğunu, çünkü mobil iletişimde ‘hız’ faktörünün önemini fark […]

Önceki yazılardan birisini “5G teknolojilerinin sağlığımıza ne gibi zararlı etkilerinin olabileceği” sorusunu değerlendirmek istediğimi belirterek bitirmiştim. İlginç bir şekilde o yazıyı yazdıktan hemen sonra ürkütücü bir araştırma bulgularını haberlerde okuduk. Yapılan bir araştırma sonucunda 3G ve 4G ile çalışan cep telefonlarının yaydığı radyasyon düzeylerinin üreticiler tarafından belirtilen değerlerden (ki bu […]

Geçtiğimiz hafta birbirleri ile doğrudan ilişkili iki haber oldukça dikkat çekiciydi. Bu haberlerden birincisinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından video oyunu bağımlılığının bir ruhsal davranış bozukluğu olarak kabul edilerek 2022 yılından itibaren ICD-11 kataloğunda yer almasına karar verildiği ifade ediliyordu. Oyun bağımlılığının bir hastalık olmadığını iddia eden uzmanlar da bulunsa da […]