Teknolojik gelişmeler, 21. yüzyılda çalışma, iletişim kurma, öğrenme ve hayatlarımızı yönetme şeklimizi yeniden şekillendirerek modern uygarlığın bel kemiği haline geldi. Yapay zekâdan sosyal medya platformlarına kadar her türlü teknolojik gelişme daha fazla verimlilik, bağlanabilirlik ve kolaylık vaat ediyor. Bununla birlikte, toplumlar teknolojinin beraberinde getirdiği konfora giderek artan oranda bağımlı hale geldikçe, bu bağımlılığın bilişsel yeteneklerin kaybından çevresel etkilere kadar uzanan olumsuz sonuçları maalesef çok fazla ciddiye alınmıyor.
Dijital kültüre yönelik eleştiriler kapsamında uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konu var:
“Teknolojinin beraberinde getirdiği konfor, neden onu bizler için bir araç olmaktan çıkarıp amaç haline getirirken, bizi ise dijital kölelere çeviriyor?”
Önceki günlerde dijital platformların birisinde dilimize “Sanal Ülke” olarak çevrilen “The Electric State” adlı oldukça yüksek bütçeli bir filmde bu konu fantastik bir şekilde ele alınmış. Her ne kadar film eleştirmenler tarafından “rahat izlenebilir retro-fütüristik bir eğlence” olarak basite indirgenerek ciddi eleştirilerle karşı karşıya kalmış olsa da, filmde insanoğlunun giderek artan oranda teknolojik konfora bağımlılığının abartılı ancak düşündürücü bir şekilde dramatize edildiğini düşünüyorum.
Konforu teknolojide ararken gerçek hayattan ne kadar uzaklaştığımızı hatırlatan filmin sonunda ana karakterin kullandığı şu ifadeleri ise oldukça anlamlı buldum:
“… Ona o kadar alışmıştık ki, gerçek hayatın o olduğunu sanıyorduk. Ama değil. Gerçek hayat temastır. Sen ve ben. Evet etten ve kemikten yaratıldık ama aynı zamanda elektriğiz de. Sarıldığımızda, güldüğümüzde, el ele tutuştuğumuzda, tartıştığımızda, parçacıklarım sende kalıyor. Seninkiler de bende. Belki ebediyen birlikte kalırız. Ama sen kendini kapatırsan bu gerçekleşemez. Bu ancak gerçek dünyada mümkün. Etrafınıza bakın, şu an yanınızda birisi var. Gerçek ve canlı. Sizin ona, onun da size ihtiyacı var…”
Bu kısa ve düşündürücü girişten sonra önümüzdeki haftalarda teknolojik konfora olan bağımlılığımızın bizlere, çevremize ve doğaya olan etkilerini detaylarıyla değerlendirmek istiyorum.