Yeni Nesil Dijital Dilenci Yetiştirme Atölyesi: TikTok

Facebook, Instagram ve SnapChat gibi popüler sosyal ağların arasından sıyrılarak dijital çağın en hızlı yükseliş gösteren sosyal medya platformlarından biri olmayı başaran TikTok’un başarının ardında kullanıcı deneyimini merkeze alan yenilikçi bir yaklaşım yatıyor. Platformun kişiselleştirilmiş algoritması, kullanıcıların ilgi alanlarını anlık olarak analiz ederek sürekli yeni içerikler sunuyor. TikTok’un geliştirdiği ve her kaydırma hareketinde kullanıcıların keşfetme hissini canlı tutmayı hedefleyen algoritmanın başarısının diğer sosyal ağları da benzer bir sisteme yönelmeye teşvik ettiğini unutmayalım.

Kısa video formatı, TikTok’un sektöre tanıştırdığı bir ‘yıkıcı teknoloji’ olarak rağbet gören en önemli başarıları arasında yer alıyor. 15-60 saniyelik videolar ile modern insanın hızlı tüketim alışkanlıklarına dahi meydan okuyan bir yaklaşımı standart haline getiren TikTok, içerik üreticilerine düşük bütçeli ancak yüksek etkili yaratıcılık imkânı sunmak için kendi içerik editörünü ücretsiz olarak sunuyor. Nihayetinde, bir telefon kamerası ve birkaç efektle milyonlara ulaşabileceğini gören sıradan bir kullanıcı için popüler olmak ve bu durumdan para kazanabileceğini görmek TikTok’un cazibesini daha da artırmasını sağlıyor.

Pandemi dönemi, TikTok’un yükselişini hızlandıran diğer bir kritik faktör oldu. Sosyal izolasyon sürecinde pek çok insan, eğlence ve sosyal ihtiyaçlarını bu platformda çözmeye çalışmıştı. Gençler, dans videoları ve eğlenceli skeçleriyle sosyal etkileşim eksikliğini telafi etmeye çalışırken, sıradan kullanıcıların bile birkaç video ile ün kazanabileceği algısı daha da güçlendi.

Canlı yayın özelliği ise TikTok’un popülerliğine ciddi anlamda katkı sağladı. Gerçek zamanlı etkileşim, kullanıcılar açısından oldukça sevilen bir deneyim oldu.  Yayıncılara verilen sanal hediyeler adı altındaki TikTok’un sanal para biriminin içerik üreticileri için inanılmaz ek gelir kapısı oluşturduğuna ilişkin bir imaj oluşturulması da bu açıdan değerlendirilmelidir.

En nihayetinde TikTok’un bu hızlı yükselişi, eleştirileri de beraberinde getirdi. Platformun kısa videoları, özellikle genç kullanıcıların dikkat sürelerini kısaltırken, derin düşünme becerilerini de zayıflattığına ilişkin ciddi eleştiriler gündeme geldi. ‘Kolay yoldan şöhret olma’ algısının gerçekçi olmayan kariyer beklentilerine yol açtığına yönelik şikayetler söz konusu oldu. Tehlikeli meydan okumalar ve provokatif içeriklerin gençleri riskli davranışlara ittiğine dair haberler sık sık okumaya başladık. Sıradan kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriğin kalitesinin ise çoğunlukla yüzeysel ve eğlence odaklı olduğu herkes tarafından biliniyor. Nihayetinde daha fazla para kazanmayı hedefleyen TikTok’un diğer sosyal ağlarda olduğu gibi mevcut algoritmasıyla eğitici veya sanatsal içerikleri geri plana iterek “fast-food” tarzı hızlı içerik tüketimini teşvik eden bir yaklaşım sergilemesi de önemli bir eleştiri konusudur.

Elbette, TikTok’un kullanıcılar üzerindeki psikolojik etkileri de göz ardı edilemez. Sonsuz kaydırma özelliği ve dopamin odaklı algoritma, bağımlılık riskini artırıyor. Gençler, uyku düzenlerini ve performanslarını bozacak kadar uzun süre platformda kalabiliyor. ‘Mükemmel’ yaşamlar ve filtrelerle süslenmiş görüntüler, özgüven eksikliği ve beden algısı sorunlarına yol açıyor. Sosyolojik açıdan ise TikTok, toplumsal normları dönüştürüyor. ‘İnfluencer’ kültürü, emek gerektiren kariyer yollarını ikinci plana itiyor. Algoritmanın manipülasyon potansiyeli, kutuplaşma ve özgür irade kaybı endişelerini tetikliyor.

Mahremiyet ve veri güvenliği, platformun en tartışmalı konuları arasında yer alıyor. Çin merkezli bir şirket tarafından yönetilmesi, Batı’da verilerin Çin devletiyle paylaşılacağı korkularını besliyor. Kullanıcı verileri, reklam verenlere satılarak gözetim kapitalizmi eleştirilerine hedef oluyor. Siber zorbalık ve linç kültürü ise özellikle genç kullanıcıların mental sağlığını tehdit ediyor.

Özellikle TikTok üzerinde 24 saat canlı yayın açan pek çok kullanıcının (ki buna unutulmaya yüz tutmuş ekran şöhretleri ile sosyal medyada ününü kaybetmeye başlayan pek çok isim de dahil olmak üzere) ciddi anlamda küfür, teşhircilik, cinsel istismar ve tacize varan paylaşım ve etkileşimlerle para kazanma çabasına girmelerini ise gerçekten üzücü ve utanç verici buluyorum.

O yüzden de dijital kültüre getirdiğimiz eleştirilerin yer aldığı yazı dizisi kapsamında ‘kültürel ve ahlaki yozlaşma’ başlığı altında ciddi anlamda incelenmesi gereken önemli bir olgudur TikTok…

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA