Ekonomiye Corona Tedbirleri

Salgın hastalık, doğal afet ve haşerat istilası dünya çapında görülmesi mümkün kriz olaylarıdır… Refah düşer, büyüme rakamları negatife doğru seyreder. Bu dönemler sık olmamakla birlikte, etkisi uzun yıllar sürebilecek bir dönemin başlangıcı olur.

Ülkelerin başlıca karar birimlerinden olan bireylerin, ailelerin ve işletmelerin doğru tepkiler vererek krizi en az hasarla atlatmasını sağlamak ve doğru yönlendirmek; daha büyük ve etkili karar birimi olan “devletin”  esas ve temel görevidir. Bu grupların bu mücadeleyi tek başlarına göğüsleyebilmeleri mümkün değildir. “Devletin” de varlık nedeni tam bu konudur: Bireyler ve firmalar tek başlarına çözemezler…

KRİZLE MÜCADELENİN ESAS KABULLERİ:

  1. Vatandaşların tek bir ferdinin dahi “kriz öncesi konumlarını” kaybetmemesi, gelirini koruması “öncelikli” olarak kabul edilmelidir. Hiçbir birey işini, aşını, ekmeğini kaybetme korkusu yaşamamalıdır.
  2. Hiçbir işletme zarar ve iflas tehdidi, hele ki “kapanma tehdidi” ile yüz yüze bırakılmamalıdır. Ekonominin yapısı korunmalıdır.

KRİZLE MÜCADELENİN EKONOMİK ARAÇLARI:

  1. Kamu Bütçe politikası araçları.
  2. Merkez Bankası araçları.
  3. Bütçe dengesi ve mali disiplin zamanı değildir. Bu dönem devletin kaynaklarını seferber etme zamanıdır. Kriz sonrasında, zaman içinde alınacak önlemler ile yeniden mali dengeler kurulacaktır ama bugün değil!
  4. Bütçe açığı olması normaldir, ekonomik hayat durma noktasındadır. Konjonktürel olarak bugün açık vermek zamanıdır.
  5. Borçlanma limitleri konusunda AB kriterlerinin çok altında bir seyir sözkonusudur. Bunun da anlamı hala daha “borçlanılabilir bir alan” bulunmaktadır. AB ülkelerinin dahi %100 borç oranlarına yaklaştığı ve aştığı bir dönemde borç sınırlaması konuşulmaz bile…
  6. Merkez Bankası kaynakları “para basma seçeneği dahil” diğer tüm araçlar masada olmalıdır. Emisyonun enflasyonun maliyeti ile krizin deflasyonist etkilerinin “yıkımı” karşılaştırıldığında bunlar göze hiç görünmez.

KRİZLE MÜCADELEDE AB ÜLKELERİNDE NELER YAPILMAKTADIR?

  1. Bütçeler delik deşiktir, bütçe üzerinden ciddi miktarda kaynak oluşturulmaktadır.
  2. Firmaların ayakta kalması için bütün imkanlar seferber edilmiştir.
  3. Vergi ve sosyal güvenlik primleri ileri bir tarihe ertelenmiştir.
  4. Firma borç ve diğer yükümlülükleri devlet tarafından üstlenilmiştir.
  5. Para harcayacak olan bireylerdir. Bireyler ve hane halklarının harcamasını sağlayacak yeni imkanlar sağlanmıştır. Kredi-borç ve benzeri bireysel yükümlülüklerinin yapılandırılmasında imkan ve fırsatlar sunulmuştur.
  6. Başta FED ve ECB olmak üzere tahvil ihracı başlatılarak kaynak oluşturulmaktadır.
  7. Merkez Bankaları para oluşturma konusunda sınırlarını zorlamaktadır.
  8. Özel bankalar firma ve bireylere kredi verme kolaylığı oluşturmuş; bu durum bankaların inisiyatifine bırakılmamıştır. Devlet garantisi burada da işlemektedir.

KRİZLE MÜCADELEDE DÜNYANIN EKONOMİ REÇETESİ:

  1. ECB 750 milyar Avro, FED 700 milyar dolarlık tahvil alım programı açıklamıştır. Merkez Bankaları riski öngörmüş, erkenci davranmaktadır.
  2. Bireylerin harcama yapmasını sağlayacak politikalar üretilmektedir. ABD’nin 250 milyon kişiyi hedefleyen her kişi için 1000 dolar dağıtma projesi dikkat çekicidir. Önlem paketlerinde ülkelerin açıklamaları:

İsveç  31 milyar $ ABD  1.2 trilyon $
Avusturya  45 milyar € Almanya 500 milyar €
Polonya  52 milyar € İngiltere 330 milyar £
Hollanda 100 milyar € Fransa 300 milyar €
İtalya 250 milyar € Türkiye   15 milyar $

KRİZLE MÜCADELEDE TÜRKİYE’NİN RİSKLERİ:

  1. Vergi verecek firmalarımız kalmayabilir, cirolarını kaybedenler, yükümlülüklerini de yerine getiremez.
  2. “İşsizler ordusu” kelimesini canlı yaşanır. İşten çıkarmalar kapıdadır.
  3. Sosyal patlamalar hayatı zindan eder. İşçisini çıkartmayan firma, öncelikli desteklenmeli,
  4. Konaklama vergisi, Havayolu ulaşımında KDV indirimleri bu dönemde çok etkili olmayacaktır. Emlak konut piyasasına yapılan desteklemeler mutlaka etkili olacaktır. Ancak piyasalarda deflasyonist baskının etkileri daha ağır olacaktır.

Prof. Dr. İbrahim Attila ACAR

Prof. Dr. İbrahim Attila ACAR

Next Post

Cuma namazı

Cum Mar 20 , 2020
ABD’de yüksek lisansa başladığım günlerde oryantasyon programı eğitim saatlerini cuma günleri Müslüman öğrencilerin cuma namazı saatine göre ayarlamışlardı. Doktara için İngiltere’ye geçtiğimde ise danışman hocam ile ilk buluşmamızda haftalık görüşme saatlerini belirlerken “Cuma sizin kutsal gününüz, diğer günlerden birisinde görüşelim.” demişti… Bir Müslüman için manevi değeri yüksek olan cuma günü […]
%d blogcu bunu beğendi: