Kutsal beldenin ev sahipleri

Tüm dünyayı saran virüs salgını sebebiyle umre ziyaretlerine kapatılan ve şu anda kısıtlı koşullarda ibadete izin verilen Kâbe-i Muazzama’yı tavaf eden kuşlar vardı geçtiğimiz hafta sosyal ağların gündeminde. Ebabil kuşu olduğu iddia edilen bir kuş sürüsü Kâbe’nin çevresinde tavaf edercesine dönüyordu görüntülerde…

Bundan üç ay kadar önce yazmayı düşünüp de bir türlü kaleme alamadığım yazıyı tamamlama vakti geldiğini düşündüm o görüntüleri izlediğimde. Beytullah’ı mesken tutan kuşlardan bahsetmek istiyordum o yazıda. Çünkü bugüne kadar neredeyse hiç kimse tarafından bahsedilmeyen o şanslı canlılara ilişkin ilginç gözlemlerim olmuştu.

Öncelikle baştan belirtmek isterim ki eğer fırsat bulup izleyebildiyseniz sosyal ağlarda paylaşılan görüntülerdeki kuşların ebabil değil kırlangıç olduğunu fark edebilirsiniz. Ebabil ile kırlangıç birbirlerine benzerlikleri sebebiyle sıklıkla karıştırılsalar da ebabil kanatları daha uzun ve kavisli bir kuş türüdür. En önemli özelliği ise gece gündüz demeden hatta uyurken bile uçmaya devam etmesidir! Kırlangıçlar ise hepimizin bildiği gibi duvar kenarlarına çamurdan yaptıkları yuvalarda yaşarlar. Beytullah’ın içerisinde çok sayıda kırlangıç yuvası bulunuyor ve özellikle akşam saatlerinde çok sayıda kırlangıcı gökyüzünde görmek mümkün.

Beytullah’ın çevresi insanlar tarafından beslenen ve hırçın bir şekilde uçan güvercinlerle doluyken insanlardan pek hoşlanmayan kırlangıç ve serçeler ise içeride restore edilen revakların bulunduğu bölgede yaptıkları yuvalarda yaşamlarını sürdürüyorlar. Gündüzleri güvercinlerin egemenliğinde olan gökyüzü akşam saatlerinde yerini kırlangıç ve serçelere bırakıyor.

Esasen kutsal beldede kuşlar ile ilgili paylaşmak istediğim iki enteresan hadise var ki bunlardan birisi yukarıda saydığım kuşlardan farklı bir kuş türü ile ilgili… Kutsal beldeye misafir olduğum günlerde muhtemelen çok az kişinin dikkatini çektiğini düşündüğüm bir kuştu o. Hava kararmaya başlamış, akşam ezanı okunmak üzere idi. Kızıla çalan gökyüzüne bakarken Mescid-i Harâm’ın inşaatı süren dış cephesinde, Kâbe’nin hemen kuzeyinde yer alan inşaat kulesinin üzerinde süzülmekte olan o kuş dikkatimi çekmişti. Çevredeki güvercin ve kırlangıçlara göre oldukça yüksek bir irtifada dairesel bir şekilde dönmeye devam eden o kuş uzaktan bir şahini andırıyordu. Yukarıda bahsettiğim diğer kuş türleri sürü ya da küçük gruplar halinde uçuşurken o kuş akşam namazı kılındığı esnada bulunduğu noktada rotasını hiç değiştirmeden tavafa devam ediyor, namaz tamamlandıktan sonra ise vincin tepesine konarak bir süre kutlu mekânı izliyordu! Ardından da tekrar göğe yükselen kuş kısa bir süre içinde nem bulutları arasında kayboluveriyordu. Takip eden akşamlarda da aynı noktada tavaf ettiğine şahit olduğum o kuşa gündüz saatlerinde ise hiç rastlamadım!

Kutsal iklimin kuşları ile ilgili şahit olduğum bir diğer ilginç durum ise Beytullah’ın içerisinde raks edercesine süzülen kuşların hiçbirisinin Kâbe’nin üzerinde uçmaması ve ona konmamasıydı. Gruplar halinde kutsal mekânın değişik noktalarında tavaf etmelerine rağmen hiçbir kuş sürüsü Kâbe’nin tam üzerinde uçmuyordu! Bu davranışın sebebi kuşların Kâbe’ye konmalarını önlemeye yönelik bir sinyal cihazı mı, yoksa bazılarının iddia ettikleri üzere içgüdüsel bir davranış mı bilemiyorum. İnternet’te bu konuda çok sayıda tartışma yer almasına rağmen kendi gözlerimle şahit olduğum bu gerçeğe en çok din adamlarının itiraz ettiklerini görmek ise bana oldukça ilginç geldi! Kuşların her yerde uçacağını ve ‘Kâbe üzerinde kuş uçmaz’ iddiasının asılsız olduğunu ifade ediyor pek çok din adamı. Söylediğim gibi, yönetim tarafından kuşlara yönelik teknik bir engelleme durumu var mıdır bilemiyorum ancak sebebi her ne olursa olsun Beytullah’ı ziyaret ettiğim günlerde bir kez olsun Kâbe’nin üzerinde kuş uçtuğuna şahit olmadım…

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Next Post

UMUT İYİ BİR ŞEYDİR!

Pts Mar 16 , 2020
Çok kıymetli bir ağabeyim filmlerden çoğu insanın bulmakta güçlük çektiği hatta fark bile edemediği, senaristin izleyicilere sürpriz hediyeleri olarak gizlediklerini gün yüzüne çıkarmakta ustadır. Öyle ki filmde odaklanılan konudan neredeyse koparcasına seni bambaşka bir yere taşır. Yine böyle filmlerin yorumlarını paylaşırken konu “Esaretin Bedeli” (Shawshank Redemption) filmine gelir. 1994 yılı […]