Facebook bizi dinliyor mu?

Son yıllarda ben de dahil olmak üzere pek çok kişinin “Facebook konuştuklarımızı dinliyor mu? endişesine kapıldığımızı söylemek yanlış olmaz. Bizleri bu şüpheye düşüren sebep ise zaman zaman telefon görüşmelerimiz ya da bir mekânda sohbet ederken konuştuğumuz konular ile ilgili Facebook reklamları ile karşılaşmamız. Sosyal ağlarda bu konuda sadece ülkemizde değil yurt dışında bile çok sayıda şikâyete rastlayabilirsiniz. Peki gerçekten dinleniyor muyuz?

Apple’ın Siri, Google’ın Asistan, Amazon’un Echo, Samsung’un Bixby gibi çok sayıda cihaz ve uygulama halihazırda hayatımızı kolaylaştırmak için vermiş olduğumuz izinler dahilinde bizleri dinliyor. WhatsApp ve Messenger başta olmak üzere görüşme yapabilmek için ses ve görüntü transferine izin verdiğimiz pek çok uygulama da kontrollü bir şekilde bu işlemi gerçekleştiriyor. Hangi uygulama ya da hangi cihaz ile olursa olsun, teknoloji devlerinin izinsiz olarak bizleri dinlemesi ve hele ki bu verileri başka noktalara transfer etmesi durumunda ciddi bir suç ortaya çıkmaktadır ki, bu durumun tespit edilmesi durumunda doğuracağı hukuki sonuçlar oldukça vahim olacaktır. Teknoloji şirketlerinin ana üssü olan ABD’de bu konudaki yasalar çok açık bir şekilde bu durumu yasaklıyor. O yüzden de yasal açıdan izinsiz olarak bizi dinlemeleri yürek ister!

Hukuksal durumu bir kenara bırakırsak, teknoloji devleri tarafından iki milyarın üzerinde aktif sosyal medya kullanıcısının düzenli olarak dinlenmesi mümkün mü? Teknik olarak bu konudaki en ciddi zorluk her gün milyarlarca kullanıcıya ait ses kayıtlarının toplanıp yapay zekâ yardımıyla işlemden geçirildikten sonra metine dönüştürülmesi ve saklanması noktasında ortaya çıkıyor. Siri ve Asistan gibi yardımcı uygulamalar bile halen sesleri tanıma ve dış çevreden gelen parazitleri ayrıştırma hususunda zorluklar yaşarken yüksek miktarda ses kaydının toplanıp işlenmesi gerçekten zahmetli bir süreç olacaktır. Uzmanlara göre bu süreç mevcut İnternet trafiğinin önemli bir kısmını oluşturacağı için pek mümkün görünmüyor.

Geçtiğimiz günlerde bu konuda bir deney gerçekleştiren CNet ekibi iki hafta boyunca üç farklı ürün konusunda uzun uzun telefon görüşmesi yaparak Facebook’un kendilerini dinleyip dinlemediğini test etmiş. Ekip üyelerinden ikisi deney esnasında seçilen konulardan sadece birisine ilişkin reklamlarla karşılaşmalarına rağmen bu reklamları deney öncesinde de görüyor olmaları sebebiyle telefon görüşmelerinin dinlenmediğine karar vermişler.

Bu durumda iki soru akıllara geliyor. Bunlardan birincisi; teknoloji devlerinin gerçekten telefonlarımızı dinleyemeye ihtiyacı var mı? İkincisi ise; bizi şüphelendirecek şekilde karşımıza çıkan bazı reklamların sırrı nedir?

İlk soruyu cevaplamak aslında oldukça kolay. Teknoloji devleri bizleri zaten yüzlerce farklı kaynaktan izliyor. Gerek çevrimiçi gerekse çevrimdışı davranış, tüketim alışkanlıkları vb. yıllardır teknoloji devleri tarafından zaten takip ediliyor. Sosyal ağ paylaşım ve beğenileri, okunan haberler, yapılan aramalar, izlenen videolar vb. davranışların her biri bizler hakkında yeterince bilgi edinmelerini sağlıyor. Çevrimdışı davranışları bile takip etmek isteyen teknoloji devleri perakende alışverişlerimizi de izliyorlar. Örneğin, Google geçtiğimiz yıllarda ABD’deki kredi kartı ile alışverişlerin %70’ini izlediğini açıklamıştı.

Daha da vahimi, Google’ın mevcut web sitelerinin %76’sını, Facebook’un ise %23’ünü zaten takip edebildiği biliniyor. Yaklaşık 275 milyon web sitesinde yer alan ‘Facebook ile giriş’ ya da ‘beğeni’ gibi özelliklerin yanı sıra sitelerde yer alan reklam vb. pek çok araç kullanıcıları yakın takibi olanaklı kılıyor. O yüzden de tabiri caizle teknoloji devleri zaten kullanıcıların ‘ciğerinin içini biliyor’!

Ayrıca takip edilmek için Facebook kullanıcısı olmanız gerekmiyor. Facebook hesaplarını donduranların yanı sıra Facebook hesabı olmayanlar bile şirket tarafından yakından takip ediliyor. Asıl endişelenmemiz gereken konu da bu zaten! ‘Konuşmalarımızın Facebook tarafından dinlendiği’ iddiası şirketin web sitesinde ve Zuckerberg’in Senato sorgusunda net bir şekilde yalanlanarak bu konunun bir şehir efsanesinden başka bir şey olmadığını ifade edilmişti. Ancak, ‘Facebook’ta hesabı olmayanların neden takip edildiği?’ sorusu ise şirket tarafından net bir şekilde açıklanmıyor.

Bu konuda her ortamda paylaştığım bir gözlemi burada da paylaşmakta BİR sakınca görmüyorum. Facebook kullandığım dönemde cep telefonumda yer alan Facebook uygulamasından çıkış yapıp uygulama ayarlarına girerek kullanım verilerini tamamen temizlediğim halde zaman içerisinde uygulamanın arka planda çalışmayı sürdürerek telefondan ciddi miktarda veri çekmeye devam ettiğini fark etmiştim.

O yüzden de “Facebook bizi izliyor mu?” sorusunu “O kadar da riske girmelerine gerek yok, şirket zaten bizi yeterince yakından izliyor.” şeklinde cevaplamamız yanlış olmaz…

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Next Post

“Mülteci”yi Bile Seçer Olduk

Tue May 28 , 2019
Mültecilik, şu son 10 yılın sorunu değildir. Tarihin her döneminde insanoğlu su misali akıp gitmiştir. Hele ki Türklerin Orta Asya’dan başlayıp Avrupa içlerine kadar olan yolculuğu, en fazla mülteciliğin yaşanmasının önemli sebeplerinden olmuştur. “Suların çekilmesi” gibi, çekilirken geride kalanlar ya bir gün gelecek olan şanlı akıncıyı beklemiş; ya da gözü […]

Benzer yazılar...

%d bloggers like this: