BİTMEYEN TARTIŞMA: TEMEL ANALİZ Mİ – TEKNİK ANALİZ Mİ?

Baştan tavrımızı ortaya koyalım. Ben temel analizciyim. Tabii ki, teknik analizi yok saymam. Hatta ikisinin de kullanılması gerektiğini ifade ederim. Ancak; borsada sadece teknik analiz varmış tavrını gösterip, sabah – akşam TV’lerde boy gösteren zat-ı muhteremleri anlamam ve anlamaya da çalışmam.

Niye mi? O halde başlayalım; yüksek lisansa mülakatlarının birinde, aday öğrenciye ne iş yaptığını ve neden işletme anabilim dalında eğitim yapmak istediğini sorduk.  Aday öğrenci: “Ben borsada oynuyorum. Teknik analizleri çok iyi biliyorum. Dahası iyi de kazanıyorum” diye cevap verdi.

Eyvah” dedim sessizce. Borsada bir kişinin başına gelebilecek en büyük felaket bu aday öğrencinin başına gelmişti. Eskiler şöyle der: “Borsaya ilk giren kişinin başına gelebilecek en büyük felaket, ilk girişte kazanmasıdır.”  Daha büyük felaket ise ikince defa kazanmasıdır. En büyüğü ise, üç defa art arda kazanmasıdır. Bu kazançtan sonra borsa artık bu kişiler açısından çözülmüştür. Sıra eşe ve dosta kazandırmaya gelmiştir. Aynı zamanda borsa kralı olarak anılmak kötü müdür?

İşte, borsada büyük kayıplarla veya intiharlarla başlayan olaylar bu aşamadan sonra başlar. “Risk ne kadar yüksekse, kazanç o kadar yüksektir” düsturuyla, kişiler, özelikle borsayı çözen amatörler; birden kendisini hayal dünyasının bittiği yerde bulabilirler.

Soru şu, bu insanlar, yüksek riskli alanlarda dolaşırken, ciddi anlamda zarar görebilme ihtimallerinin yüksek olduğunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar ama, TV’lerde ve medyada kol gezen teknik analizcilerin gazına geliyorlar.

Öncelikle şunun altını çizelim. Bir kişi bir teknik analiz kitabında yer alan tüm formülleri ezberlesin, tüm yorumları mükemmel bir biçimde idrak etsin ve tüm kuralları da hafızasına kazısın, ama bu kişinin her zaman doğru karar vereceğinin bir garantisi asla yoktur. Siz kendinizi çok iyi teknik analizci olarak tanımlayabilirsiniz ama unutmayalım ki, borsa işlemlerinde işlerin umduğunuz gibi gitmeme ihtimali, gitme ihtimalinden her zaman daha fazladır.

Dr. Yaşar Erdinç, “Yatırımcı ve Teknik Analiz Sorgulanıyor” kitabında, bu konuyu mükemmel işlemiş. (Bu arada kitabın PDF’sini ücretsiz olarak bilgeyatirimci.com adresinden edinebilirsiniz) Yaşar hoca, sermaye piyasalarını iyi bilenlerdendir. Hoca kitabında özetle; “Ne kadar teknik analiz bilirseniz bilin, yatırımcının kişilik ve psikolojik yapısını çözemediğiniz sürece, bu analizler bir anlam ifade etmez.” der. Ayrıca “Teknik analiz kurallarını iyi bilmekle, çok iyi gelir sağlamak ayrı şeylerdir.” diye devam eder.

Teknik analiz varsayım üzerine kuruludur. Bu varsayımlar ise şunlardır;

– Geçmişte oluşmuş olan fiyat hareketleri gelecekte de oluşur,

– Piyasada oluşan fiyatlar aynı zamanda da var olan bilgiyi yansıtır, ve

– Fiyatlar belirli bir anlam taşıyarak, belirli bir trend üzerinden hareket eder.

Bu üç varsayımın anlamı şudur; bir hisse senedi geçmişte nasıl hareket ettiyse gelecekte de aynı hareketi eder. Teknik analizci, bu hissenin geçmişte izlemiş olduğu hareketleri baz alarak, bu hareketleri belirli bir kurallara göre analiz edip tahmin etmeye çalışır. Amaç; bir hissenin alış ve satış zamanını tespit etmektir.

Peki gerçek her zaman böyle midir, tabii ki hayır! Belki kısa vadede biraz gerçek payı olsa da orta ve uzun vadede geçerliliği tartışmalıdır. Bu tartışma teknik analizciler ve akademisyenler arasında hala sürmektedir.

Yaşar hoca, yukarıda adı geçen kitabında, “Teknik analiz para kazanmak için üretilmiştir, fakat sahip olduğu birçok özelik ve yatırımcı psikolojisiyle uyumsuzluğu nedeniyle bir anda para kaybettirmeye başlayan bir araç haline dönüşebilir. Bunu gerçekten ve tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Eğer, kitapta (Teknik analiz kitabı) yazılanları aynen yazdığı gibi uygularsanız para kaybetme olasılığı yüksektir. Eğer, kitapta yazılanları öğrenir ve ciddi biçimde sorgularsanız para kazanma olasılığınız artar.” diye uyarmayı da ihmal etmiyor.

Yaşar hoca, kısaca teknik analiz yöntemlerine itaat değil, onları sorgulamamızı tavsiye etmektedir. Sorgulama ise temel analizin işidir.

Son olarak şunları da söyleyelim ve bitirelim:

  1. Teknik analiz hisse senetlerini incelerken, işletmenin sağlam veya borca batık olduğuyla ilgilenmez. Yani şirketin finansal yapısıyla uğraşmaz. Farkında olmadan borca batık bir işletemeye yatırım yapabilirsiniz.
  2. Kısa vadeli tavsiyede bulunabilir. Orta ve uzun vadeli yatırımlar için kullanmaya kalkarsanız, vahim sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.
  3. Hiçbir teknik analizci endeksin 95.000’den, 120.000’e yükseleceğine veya 95.000’den 60.000’e kadar düşeceğini tahmin edemez.

Prof. Dr. Hayrettin USUL

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *