Açıkçası bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum. Sanırım biliyorum diyenler de biraz tahmin, birazda falcılık yapıyorlar. Tahmin ile falcılık arasındaki farkı daha öncelerden yazdığımız için burada tekrara girmeyeceğiz. Meraklılar o yazıyı yine bu sitede bulup, okuyabilirler. Tekrar başlıktaki soruya dönersek; bu sorunun cevabını kişi, aşağıda madde madde verilen ekonomik panoramayı […]

Şimdi diyeceksiniz ki “Dijital para zaten vardı”. Yoktu! Sizin var dediğiniz Bitcoin veya türevleri para değil, sanal menkul kıymettir. Zaten, para piyasasında değil, menkul kıymetler piyasalarında işlem görmektedir. Bir olgunun para olması için en önemli unsur arkasında devletin olması gerekliliğidir. Yani, o parayı devletin çıkarması ve değişim aracı olarak kabullenebilirliği […]

Ben ekonomist değilim. Kendimi ekonomist olarak da hiç tanımlamadım. Bir kişi nasıl ekonomist olur onu da bilmem. Fakültelerin Ekonomi bölümlerini bitiren mi, üç beş ekonomi kitabı okuyan mı, yoksa kendisini ekonomist olarak tanımlayan bazı köşe yazarlarının atmasyon yazılarını kesip saklayanlar mı ekonomist oluyor; emin olun hiç fikrim yok. Ekonomist olmadığım […]

Doksanlı yılların başlarında akademik kariyerimize başlamıştık. Ülkemizde henüz kurulalı beş- altı yıl olan eski adıyla İstanbul Menkul Kıymetler Borsası daha emekleme aşamasını tamamlamadan, ayağa kalkarak yürümeye çalışıyordu. Biz de akademik olarak finansal piyasaları çalışmamız sebebiyle borsayı da yakından takip ediyorduk. Sadece Türk borsası değil, gelişmiş ülkelerin borsaları da radarımız altındaydı. […]

Baştan tavrımızı ortaya koyalım. Ben temel analizciyim. Tabii ki, teknik analizi yok saymam. Hatta ikisinin de kullanılması gerektiğini ifade ederim. Ancak; borsada sadece teknik analiz varmış tavrını gösterip, sabah – akşam TV’lerde boy gösteren zat-ı muhteremleri anlamam ve anlamaya da çalışmam. Niye mi? O halde başlayalım; yüksek lisansa mülakatlarının birinde, […]

Geçtiğimiz günlerde köşe yazarı olmanın zorluğunu yazmıştım. Benim gibi eski gazeteci olan bir dostum aradı, “Eksik yazmışın” dedi ve ekledi: “Maç izlemeden, maç yazısı yazan spor yazarlarından bahsetmemişsin.” “Tamam” dedik dostumuza, yazalım bakalım… Yıllar önce, futbolun sadece ‘yirmi iki kişinin top peşinde koşması’ olarak tanımlandığı ülkemizde nasıl olduysa Jupp Derwall […]

Gazetelerde okumuş, ya da haberlerde görmüşsünüzdür. Bir ilimizin belediye başkanı, pazarcılardan birini; 70 Kuruşa almış olduğu domatesi 5 TL’ye sattığı için, önce fırçalıyor daha sonra da pazar tezgahını kapatmasını istiyor… Önce şunu belirtelim, o belediye başkanı, bu mevsimde 70 Kuruşa domates olmayacağını bilir. O pazarcı, belediye başkanına, “Satmış olduğu domatesi […]

Köşe yazarı olmak zordur. İster spor yazarı ol, ister ekonomi, istersen siyaset fark etmez. Öncelikle her sabah bilgisayarın başına geçeceksin, önce kendi yazını okuyacaksın. Sonra diğer yazarları irdeleyeceksin. Daha sonra ise gündeme odaklanıp, biraz da kaleminin gücü oranında yazını hazırlayıp, gazeteye göndereceksin. Tabi ki, yazını göndermekle iş bitmiyor. Yazın editörler […]

Öncelikle şunu belirtelim, bu yazıda Fenerbahçe’yi anlatmayacağız. Fenerbahçe örneğiyle Türk futbolunun gelmiş olduğu yeri tartışacağız. Sayın Ali Koç, Fenerbahçe TV’de yapmış olduğu konuşmalar ile yine Fenerbahçe Spor Kulübü’nün divan toplantısında yapılan sunumlarda Fenerbahçe Spor Kulübü’nün içine düştüğü durumu anlatırken, aslında Türk futbol kulüplerinin finansal açıdan nasıl bir çıkmaza girdiklerinin fotoğrafını […]

Muhasebenin tarihi serüvenine baktığımızda, toplumun ihtiyaçlarına göre muhasebeden beklentilere bağlı olarak; muhasebe ve muhasebecinin tanımında değişiklikler oluşmaya başlamıştır. Örneğin; yazının insan yaşamlarında aktif olarak kullanılmaya başlamasıyla tek taraflı muhasebe kaydı yapılırken, coğrafi keşiflerin sonucunda diğer ülkelerle girişilen ticari faaliyetlerin sonucunda halen kullanmakta olduğumuz çift taraflı muhasebe kayıtları oluşturulmuştur. Sanayi devrimi […]