Türkiye’de son üç yılın gelişmelerine bakınca siyasetin, ekonominin ve yönetimin kendine has bir hareket alanı oluşturulduğu görülmektedir. Dar ve kısır bir alandan söz edilmiyor. Sadece her “karar verici, kendi çapı ölçüsünde” bir hareket alanına sahip ve bu alanı bazen, fütursuzca da kullanabilmektedir. Hal böyle olunca, yürümeyen işlerin birinci sorumlusu siyaset […]

Tam 10 yıldır, yani 2009 yılından beri çeşitli platformlarda yer alan paylaşımlarımda insanlarımızın maalesef dijital dünyadaki tehlikelere karşı yeterince duyarlı olmadıklarını anlatmaya çalışıyorum. Kişisel bilgilerin güvenliği açısından insanları dijital evrende daha hassas davranmaya yönlendirebilmek ise hiç de kolay değil. Bu sıkıntıyı daha net gözler önüne serebilmek için geçtiğimiz günlerde Facebook […]

Güven olmadan olmaz… Güven, hem bireyler için hem de kurumlar için temiz hava gibidir. Ortam kirlendikçe nefes almak, bir şeyler yapmak nasıl zorlaşıyorsa güvenin düştüğü bir ortamda doğal olarak “ot bitmeyecek”, “yaprak dahi kımıldamayacaktır.” Kişilerin birbirine güvenmediği, kurumların, üreticilerin ve tüketicilerin hatta kimsenin birbirine itimadının olmadığı bir ortamdan daha kötüsü […]

Yönetim, kaynakların yönetimidir özünde. Kaynak sadece paranın yönetilmesi değil; insan / personel, kullanılan girdiler, ilişkiler ve faaliyetimizi yürütürken temasta olduğumuz kesimler bir şekilde bu kaynaklara bağlanabilir. Şirketler kötü yönetilirse bedeli ağır olur: batar … firma sahipleri ekonomik anlamda zora düştüğü gibi, etrafına da çapına ve cürmüne göre bir miktar zarar […]