Amazon’un gelişi

Dünyanın e-ticaret devlerinden Amazon’un 15. şubesini ülkemizde açacağı tarih uzun süredir belirsizliğini koruyordu. Geçtiğimiz hafta içinde amazon.com.tr sitesi sessiz sedasız faaliyete başladı. Ancak, sosyal ağlardaki tepkilere baktığımızda sitenin çevrimiçi alışveriş tutkunlarının beklentilerini karşılamadığını görüyoruz.

Gerek fiyatlar ve promosyonlar, gerekse ürün çeşitliliği açısından tüketicileri tatmin etmeyen web sitesi ilk etapta çeşitli eleştirilere maruz kaldı. Amazon’un ürettiği  ve henüz Türkçe desteği olmayan Kindle, Fire ve Echo gibi elektronik cihazların henüz Türkiye sitesinde satışa sunulmaması da siteye yönelik eleştiriler arasında yer alıyor.

Oysa ki ben Amazon’un ülkemize tam olarak bu günlerde gelişini pek çok sebepten ötürü oldukça olumlu buldum. Öncelikle, Amazon’un Türkiye’de faaliyetlere başladığı dönemin oldukça stratejik bir önemi var. Dolar krizi yüzünden ülke ekonomisine yönelik yurt dışında olumsuz haber ve propagandaların had safhada olduğu şu günlerde Amazon gibi dünyanın en saygın e-ticaret sitelerinden birisinin ülkemize güvenerek gelmesi oldukça sevindirici. Apple’ın hemen ardından $1 trilyon değere ulaşan ikinci Amerikan şirketi olan Amazon, Türkiye pazarına güvenmese ülkemizde operasyonlara başlamak için bir süre daha beklemeyi tercih edebilirdi.

1995 yılında bir çevrimiçi kitabevi olarak ABD’nin Washington eyaletinde kurulan Amazon o kadar büyüdü ki, kurucusu Jeff Bezos dünyanın en zengin kişisi listesinde ilk sıraya kadar yerleşti. Daha önce bu köşede yazmıştım, şirketin ikinci genel merkezinin kurulacağı yer olmak için çok sayıda eyalet kıyasıya yarışıyor ve şehirlerden birisi kentin adını Amazon olarak değiştirip Jeff Bezos’u daimi belediye başkanı yapmayı önererek ne kadar arzulu olduğunu göstermişti!

Amazon’un ülkemize gelişini anlamlı kılan bir başka sebep ise tıpkı ülkemiz gibi Amazon’un da ABD başkanı Trump tarafından defalarca Twitter’da ağır ve çoğu zaman haksız eleştirilere maruz kalması. Washington Post gazetesinin de sahibi olan Bezos’u seçim kampanyasından beri hedefine alan Trump, gazetenin dezenformasyon kaynağı olduğu, Amazon’un vergi ödemeyerek ülkeye büyük zarar verdiği, yine Amazon’un kargoları çok ucuza göndererek posta teşkilatını büyük zarara uğrattığı gibi iddialarda bulunmuştu. Bu iddiaların önemli bir kısmı eksik ya da hatalı bilgiye dayanan ithamlardan oluştuğuna dair yalanlamalar Amerikan basınında çoğu kez gündeme geldi. Ancak yine de Trump her attığı twit ile şirketin borsada ciddi zarar görmesine sebep olmaya devam etti. Trump’ın yoğun bir şekilde gündemde tuttuğu eyaletler arası e-ticaret işlemlerinin vergilendirilmesi hususu geçtiğimiz Nisan ayında üst mahkeme tarafından onanarak sektör açısında ilginç bir sorun ortaya çıktı. Gelecek hafta detaylı olarak bu konuya değinmek istiyorum.

ABD başkanının twitleriyle hedef aldığı bir dünya devinin benzer deneyimleri yaşayan bir ülkede faaliyete başlamasını anlamlı bulduğum için Amazon’un ülkemize gelişini oldukça olumlu karşılıyorum. Umuyorum ki, her geçen gün ürün ve hizmet ağını daha da geliştirerek ülkemiz e-ticaret pazarında hak ettiği yeri bulacaktır.

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *