İflasın eşiğinden dönen dünyanın en değerli markası

Geçtiğimiz günlerde Apple’ın piyasa değerinin Kasım ayı itibariyle 903 milyar Dolar’a ulaştığı açıklandı. New York Times bu haberi ilginç bir twit ile duyurdu: Apple’ın bir trilyon Dolar’a ulaşan piyasa değeri Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasını (GSYİH) aşmış durumda. Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var; GSYİH en basit anlatımla bir ülke sınırları içerisinde belli bir zaman içinde üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeri olarak ifade ediliyor.

Bundan yaklaşık 20 sene önce iflasın eşiğinden dönen bir şirketin şu anda değerinin pek çok ülkenin GSYİH’inin üzerinde olmasında etkili olan tek faktör elbette Apple’ın sıradışı başarısı değil. 2017 yılının en değerli on şirketine baktığımızda bunlarda yedisinin zaten bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında uzmanlaşmış şirketler olduğunu görüyoruz.

Geçtiğimiz hafta Apple ile ilgili gündemi işgal eden tek haber bu değildi elbet. Son bir yıldır sosyal ağlarda giderek artan oranda dile getirilen bir şehir efsanesi dolaşıyordu. Geçmiş yıllardan beri dilden dile dolaşmasına rağmen bu yıl daha çok rağbet gören söylentiye göre Apple tarafından yeni İPhone’lar çıkmadan önce kasıtlı olarak önceki versiyonların yazılımları güncellenerek yavaşlamaları sağlanıyor, böylelikle de kullanıcıların telefonlarını değiştirerek yenisine yönelmeleri teşvik ediliyordu. Bu söylenti öylesine yayıldı ki bazı teknoloji uzmanları yavaşlamanın algısal olduğunu, yani tüketiciler cihazları eskidikçe yavaşladığını hissettiklerini ifade ederken bazı uzmanlar ise cihazların kapasitelerinin dolu olması sebebiyle yeni güncellemeler geldikçe kasılmalarının doğal olduğunu savundular.

Geçtiğimiz hafta ise bir teknoloji blogunda söylentinin doğruluğu bilimsel olarak incelenerek sonuçları yayınlandı. Pil ömrü azalan iPhone’lar üzerinde yapılan deneyde test edilen cihazların hızları daha sonra aynı cihazların pili yenilendikten sonra tekrar ölçüldü. Ortaya çıkan sonuçlar şaşkınlık vericiydi. Eskiyen piller yerine yenisi takıldığında iPhone’ların hızı yaklaşık olarak ikiye katlanıyordu!

Sonuçlar yayınlandıktan kısa bir süre sonra Apple ilk kez konu ile ilgili açıklama yapma ihtiyacı duyarak ciddi bir itirafta bulundu. Geçtiğimiz yıl özellikle İPhone 6, 6s ve SE modellerinde pil ömrünün azalması ve aşırı soğuk gibi durumlarda görülen kendiliğinden kapanma problemlerine çözüm olarak şirket gizli bir yazılım güncellemesi geliştirerek pil ömrü azalan cihazların performanslarını kasıtlı olarak azaltmaya karar vermişti. Hatta, bu uygulamayı takip eden iPhone 7, 8 ve X modellerinde de uygulamayı düşünüyorlardı. Böylelikle daha az cihaz kapanma problemi yaşayacak ve tamir, pil yenileme gibi maliyetler de en aza inecek ve cihaz kullanım ömrü gerçekte uzayacaktı!

Bu açıklamadan, söylentilerin kısmen de olsa doğru olduğu ve kullanıcıların bilgisi olmadan cihazlarının Apple tarafından kasıtlı olarak yavaşlatıldığı gerçeği ortaya çıkıyor. Bu iyileştirme çabaları ne kadar iyi niyetli olarak ifade edilse de kullanıcıları bilgilendirmeden gerçekleştirilmesi sebebiyle doğal olarak tepkilere yol açtı.

Cep telefonları, tablet ve bilgisayarlarda kullanılan Lityum-İyon piller hafif olma ve hızlı şarj edilebilme gibi özelliklerinin yanı sıra ısınma, soğuktan olumsuz etkilenme gibi ciddi sıkıntılara da sahip. Ayrıca, 500 kez şarj edilen cihazların sadece %80 kapasite çalışabilmesi de bir başka sıkıntı olarak karşımıza çıkıyor.

Bu durum, kullanıcıların Apple’a olan güvenini sarsar mı bilmiyorum, ancak açıklamanın hemen ardından ABD’de çok sayıda kullanıcı tarafından şirkete davalar açılmaya başlandı bile!

Bu noktada yazının başına dönerek Apple’ın iflasın eşiğine geldiği yıllara dönerek küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum. 1990’ların ikinci yarısından itibaren Apple’ın yaşadığı sıkıntıların ilki piyasaya sürdükleri Powerbook dizüstü bilgisayarların Lityum-İyon pillerinde yaşanan patlamalar sebebiyle tüketicilere ulaşmadan piyasadan çekilmesiydi.

O yıllarda, en büyük rakibi olan Microsoft’un 150 milyon Dolar’lık desteği sonucu iflasın eşiğinden dönen Apple bir kez daha tüketicilere olan güvenini ve prestijini ciddi bir şekilde kaybeder mi?

Hatırlarsanız, Samsung’a ciddi bir darbe vuran Note7 modellerinin de apar topar piyasadan toplanmasına sebep olan durum, benzer bir şekilde  pillerden kaynaklanan patlamalardı. Ancak şirket bu durumu fırsata çevirmeyi başarmıştı. Apple’ın da takip eden süreçte tüketicileri bilgilendirme konusunda daha dikkatli davranacağını düşünüyorum. Çünkü, 1995’te satış rekorları kıran şirketin iki yıl içinde iflasın eşiğine geldiği günleri unutmuş olabileceğini zannetmiyorum…

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *