Bebek Naaşı Değil, Bir Kahraman Naaşı

Yukarıda gördüğünüz fotoğraf ülkemin gözü kara insanlarının nasıl teker teker yok edildiğinin fotoğrafıdır.  Milli olma bilincimizin nasıl yok edilmeye çalıştığının fotoğrafıdır.  Vahşi güçlerin nasıl ülkemiz üzerinde egemen olmaya çalıştığının fotoğrafıdır.

Nuri paşa, namı diyar Bakü fatihi…

2 Mart 1949 Nuri Paşa 3 yıl önce evlendiği Kavalalı Ailesine mensup eşi Misli Melek Hanımı Mısır uçağına yetiştirir ve oradan Sütlücedeki Fabrikasına gider. Orada muhasebecisi ile çalışmaya başladıktan sonra birden şüpheli bir yangın çıkar. Herkes yangını söndürmeye uğraşır, derken bir patlama olur, daha sonra bir diğer patlama, daha sonra diğerleri…

Patlamalar ertesi güne kadar devam eder.  Devletin yapamadığını yapıp, kapitalist büyük güçlere kafa tutarak ülkemizin büyük sanayi hamlesini gerçekleştirmeye çalışan cesur bir adam bu patlamalarda can verir. Ülkemizin ilk uçak fabrikası sahibi Vecihi Hürkuş’un uçağına uçuş izni vermeyen güçler aynı günlerde Nuri Killigil’in fabrikasında şüpheli bir patlama meydana getiriyordu.

Bu patlamadaki 15 kişinin naaşlarının parçaları 2 tabuta sığdırılıp bir cenaze namazı kılınıp daha sonra kaybolmaya yüz tutacak bir mezara defnedildi. Patlama olayından 20 gün sonra Nuri Kiligil’in bedeninin naaşı Haliç kıyılarında denizden su yüzüne çıkmış ve ailesi kendisi için özel cenaze namazı kıldırmak istemişse de İstanbul Müftülüğü tarafından “beden parçasına cenaze namazı kılınmaz” deyip fetva vererek Nuri Paşanın cenaze namazını kıldırmamıştır.

Peki, neden Nuri Paşanın Fabrikası 1949 yılında yakılarak yok edilmek istenir?  İşte size fabrikanın 2. Dünya savaşının yeni bittiği ve İsrail devletinin kurulduğu yıllarda kimlere üretim yaptığı ile alakalı örnekler:

Nuri paşa 2. Dünya savaşı sırasında diğer ülkeler birbiri ile savaşırken Türk Ordusunu güçlendirmek amacı ile ordumuza sökülüp takılması kolay silahlar ve uzun menzilli toplar için cephane üretmiştir.

Almanların Rusya’yı işgali sırasında kendi adını ve abisi Enver Paşanın adını kullanarak Ruslar tarafından esir tutulan çok sayıda Kırım Türkünü kurtararak ülkemize gelişini sağlamıştır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında donanma ve uçaklarımıza mühimmat imalatında bulunarak yabancı üretimi silahlara alternatif mühimmat üreterek cephane sayımızı arttırmıştır.

  1. dünya savaşından sonra kurulan İsrail devletine karşı saldırıya geçmeye çalışan Müslüman Araplardan yüklü miktarda silah siparişi almış ve bunların önemli bir kısmını teslim etmiştir. Özellikle Mısır’a ağır makineli silahlar üretmeye hazırlanıyordu.

1947’de bize birinci dünya savaşında yardım eden Pakistan devleti ile İngiliz sömürgesi olan Hindistan’ın kışkırtılması sonucu birbirleri ile savaşa girmiş ama hiçbir ülke Pakistan’a silah satmazken Nuri paşa   1947 yılını Pakistan’a  silah üretmekle geçirmişti.

Ülkelerinde İsrail devleti kurmaya çalışan güçlere karşı direnen Filistinlilere silah yardımı yaptı.

1933 yılında soba ve döküm işleri yapmak için kurduğu fabrikayı daha sonra silah üretimi için geliştirmiş. 2. Dünya savaşı sırasında silah üretmeyeceğini hükümete beyan etmesine rağmen illegal yoldan devam etmiş. Hatta depolarda patlayan mühimmatlar İsrail’e karşı savaşa girmeye hazırlanan Suriye ve Mısır  için üretildiği iddia edilmiştir.

Şuraya bir not daha ekleyeyim. Patlamadan iki gün önce fabrikada yeni bir silah üretmek amacı ile iş bankasından 60.000 lira kredi aldığı ve yeni üretim tesisi için genel müdürünün proje hazırladığı bilinmekte idi..

Bazen düşünüyorum, 1774 yılından Bitlis’te doğan 1934 yılında 160 yaşında hayata gözlerini yuman Zaro Ağa bazı şeyleri iyi ki görmedi…

Yasin ERDOĞAN

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *