Geldi mübarek geldi işte yine geldi Sene-i devriyesi dolmadan geldi Erken mi geldi ne Üç aylarda “rahmetle geleceğini” hatırlattı Regaip’te “yaklaşıyorum” diye haber saldı ulaklarla tellallarla Miraç Gecesi’nde “namaz insan kötülükten alıkor” “ben de kalkanım” diye ilânlar dağıttı “Yollara çıkın bekleyin hilalleri takip edin beni gözetleyin” Berat Gecesi’nde de “on […]

Âdem EFE Koca usta o muhalled taşa kimin ismini yazıyor acaba? Öldükten sonra ismin dünyevi bir manası kalmıyor gerçi amma!   Er kişi yahut hatun kişi, sabi veyahut kırık bir gül için mi? Çekicini sallıyor ha bire vakt ü saati dolan için beli?   (…)   “Naaş”, “cenaze”, hatta “ölü”, […]

ZİYA PAŞA (Her devrin şiiri) Pek rengine aldanma felek eski felektir. Zira feleğin meşreb-i na-sazı dönektir. Ya bister-i kemhada ya viranede can ver Çün bay ü geda hake beraber girecektir Allah’a sığın şahs-ı halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pekdir. Yakdı nice canlar o nezaketle tebessüm Şirin dahi kasd […]

Yaşayan insan hazineleri diye bir kavramımız var bizim. İçimizde yaşayan dev gibi çınar ağaçlarıdır bu ustalar. Mesela Hayri Dev, Neşet Ertaş, Mehmet Acet, İsmail Nar, Celal Yılmaz.  Bu ustaların ortak özellikleri; yaşadıkları modern çağda, insanların duygularını geleneklerden aldıkları birikim ile ifade etme şeklidir. Hepsi durudur bu insanların. Bizim içimizde yaşarlar. […]