JAPONYA’DA RAMAZAN-I ŞERİF [1] Hasan Fehmi Yay. Haz.: Âdem EFE [2] Bugünkü hayatımız bize mübarek ramazanın hulûlünü tebşir ediyor, ah ne mübarek günler ve ne büyük beşaretler ve ne kadar ulvî bir ruhâniyet! Lafza-i celâlde birleşen bütün âlem-i İslâm bugün bu mâh-ı gufrânda kâffesi aynı halde bulunacak herkes oruç tutarak […]

RAMAZAN HAKKINDA EDİBLERİMİZİN TAHASSÜSLERİNDEN [1] Halid Fahri [2] Yay. Haz.: Âdem EFE [3] Ramazan-ı mübarek hakkında hislerimi soruyorsunuz. Bu hisler pek derindir. Fakat mümkün olabildiği kadar tahlis etmeliyim. Ramazanın hâvi olduğu dini intibalar kadar öyle manevî diğer tesirleri de vardır ki bunu duymamak hiçbir Müslümana kâbil değildir. Ramazan bütün İslâmiyet […]

GURBETTE RAMAZAN [1] Hâlide Nusret [2] Yay. Haz.: Âdem EFE [3]   Hani bazen dere kenarlarında sazlar olur; onlara elinizle dokununca hafif, tatlı bir acı hissedersiniz; bakarsınız bir şey yok. Fakat biraz sonra parmağınızdan sıcak bir şey sızar: Kan. Haberiniz olmadan yaralanmışsınızdır ve bu yara gittikçe sızlayan, büyüyen; dakikalar geçtikçe […]

ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZANLARI [1] Refik Hâlid Yay. Haz.: Âdem EFE [2] Merhaba Ya Şehr-i Ramazan! Gözlerimim kapayıp için için, tatlı tatlı düşünüyorum. Çocukluğumun en hoş, en şahsiyetli hatıraları zihnimde birer birer canlanıyor; zihnimin uyuşmuş, donmuş bahçelerinde bu tılsımlı isim bir rüzgâr gibi dolaşarak hatıralarımı çiçeklendiriyor. Ramazana ait duygularım gönlümün katmer katmer, […]

SABAH EZANINI DİNLERKEN [1] Semîha Cemâl Erguvânî [2] Yay. Haz.: Âdem EFE [3] Sabah ziyâları, yavaş yavaş çözülen taze, semen-bû saç demetleri gibi dağılıyor. Ezan sesleri şimdi sustu. Fakat hâlâ pür-ümit ve aşkla dolu gönüllerde büyük, vecd-kâr akisleri titriyor: “Yâ Hazreti Allah” Oh, bu bestenin ne nihâyetsiz, ne lütufkâr bir […]

RAMAZAN HATIRALARINDAN [1] Hüseyin Ragıp [2] Yay. Haz.: Âdem EFE [3] Akşamüstü dersler bitince mektepten çıkar, deniz kenarında Arif’in Kıraathanesi’nde beni bekleyen babamın yanına giderdim. Onun Ramazan’da daima öteberi satın almak isteyen bir itiyadı vardı. Bunun için iftardan iki saat evvel çarşı boyundaki alış veriş sesleri arasına karışmaktan bir haz […]

Geldi mübarek geldi işte yine geldi Sene-i devriyesi dolmadan geldi Erken mi geldi ne Üç aylarda “rahmetle geleceğini” hatırlattı Regaip’te “yaklaşıyorum” diye haber saldı ulaklarla tellallarla Miraç Gecesi’nde “namaz insan kötülükten alıkor” “ben de kalkanım” diye ilânlar dağıttı “Yollara çıkın bekleyin hilalleri takip edin beni gözetleyin” Berat Gecesi’nde de “on […]

Âdem EFE Koca usta o muhalled taşa kimin ismini yazıyor acaba? Öldükten sonra ismin dünyevi bir manası kalmıyor gerçi amma!   Er kişi yahut hatun kişi, sabi veyahut kırık bir gül için mi? Çekicini sallıyor ha bire vakt ü saati dolan için beli?   (…)   “Naaş”, “cenaze”, hatta “ölü”, […]

ANADOLU’DA SALGIN HASTALIKLAR (1) Sad.: Âdem EFE (2)  Çok defalar söyledik ve yine de söyleyeceğiz, asla söylemekten usanmayacağız ki Osmanlı Devleti’nin asıl gövdesi Anadolu’dur. Böyle olmakla beraber yetim gibi en az bakılan da o mübarek parçadır. Zavallı Anadolu, vatanı iç ve dış düşmanlara karşı saklamak için gürbüz evlatlarını, Karadağ, Bulgar […]

ANADOLU’NUN İNSANI -1- AYDINLILAR (1) Fevzi Lütfî Sadeleştiren: Âdem EFE (2) Anadolu nasıl memleketçe, coğrafyaca Batı, Doğu ve Orta Anadolu diye birbirinden farklı ise de sakinlerinin huyu, ruhu, hayatı ve haline göre de birbirine hiç benzemeyen tarafları vardır. Nasıl bir Batı Anadolu varsa yine bir Batı Anadolulu, Orta ve Doğu […]