Şimdi o maskeleri yavaşça yere bırakıyoruz!

Bugün vicdanlarınıza seslenmek istiyorum. O yüzden de bazı gerçeklerle yüzleşmekten endişe ediyorsanız yazının devamını okumamanızı tavsiye ediyorum!

Sadece 2018 yılında cinayete kurban giden kadın sayısı 440. Maalesef sosyal ağlarda neredeyse herkesin cinayet sonrası görüntülerini paylaştığı Emine Bulut da son kurbanlardan birisi, ama sonuncusu değil.

Evet, Emine Bulut kadın cinayetlerinin en son kurbanı değil, çünkü videolarını göremediğiniz için farkında olamayabilirsiniz ancak olaydan yaklaşık üç gün sonra Samsun’un Bafra ilçesinde bir adam eşi ve kızını vurarak öldürürken, bir başka cani ise Konya’da 3 çocuk annesi eşini, çocuklarının gözü önünde yaklaşık 20 yerinden bıçaklayarak öldürdü!

Bir de Gaziantep’te ciddi bir cinayet teşebbüsü var ama başarılı olmadığı için haber değeri fazla olmayabilir! Haber üçüncü çocuğuna hamile olduğu halde altı ay önce eşinin kendisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle evden ayrılıp babasının yanına yerleşen bir kadın ile ilgili. O kadın, doğumdan sonra hastanede ayrıldığı eşi tarafından defalarca bıçaklanıyor. Dişleri kırılan, başından, kolundan ve yüzünden bıçaklanarak hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan o kadın bu travmayı nasıl atlatır ve ömrünün kalan kısmını her an saldırıya maruz kalma korkusuyla nasıl yaşar, hiç düşündünüz mü?

Peki, sosyal ağlarda o cinayet videolarını paylaşıp altında 10 yaşındaki küçük kızın cinayet sebebiyle psikolojisinin ne olacağını tartışırken, paylaştığınız videoların çocuğun kanayan yarasını gelecekte nasıl etkileyeceğini hiç düşündünüz mü? Daha açık sorayım isterseniz:

Bir katili lanetlemek için o görüntüleri gerçekten paylaşmaya ihtiyacınız var mıydı, yoksa sosyal ağlarda yeterince beğeni/yorum alma güdüsü olabilir miydi sizleri tetikleyen?

Annesi yanında vahşice katledilen o çocuk anneannesine diyor ki “Onlar çekim yapıyor anneanne; onlar çekim yapıyor, ben ambulans çağırın diyorum.”

Herkes çekim yapanları eleştiriyor ya sosyal ağlarda, o kişileri motive eden şey aslında bu çekimin sizler tarafından sosyal ağlarda ilgi göreceğini, o sayede yeterince paylaşım alacaklarını ve popüler olup çok sayıda kişi tarafından takip edilebileceklerini düşünmelerinden kaynaklanıyor!

İnsanlar artık gazete muhabiri rolüne bürünmüş, belki de ömürleri boyunca başlarına bir kez gelebilecek bu gibi görüntüleri yakalayıp herkesten önce sosyal ağlarda paylaşma hayali ile her fırsatta telefonlarına sarılıyor!  Tıpkı yaklaşık 25 yıl önce sosyal ağlar henüz yokken benzer arzularla çektiği sansasyonel bir fotoğraf sayesinde prestijli Pulitzer Ödülü’nü alan gazeteci Kevin Carter gibi…

İnsanlık öldükten sonra insanların ölümü sadece geride kalanları üzüyor, diğeri için maskeli balo devam ediyor çünkü…

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Next Post

Cevabını 25 yıl sonra verebileceğimiz sorular

Sun Sep 1 , 2019
Önceki yazılardan birisini “5G teknolojilerinin sağlığımıza ne gibi zararlı etkilerinin olabileceği” sorusunu değerlendirmek istediğimi belirterek bitirmiştim. İlginç bir şekilde o yazıyı yazdıktan hemen sonra ürkütücü bir araştırma bulgularını haberlerde okuduk. Yapılan bir araştırma sonucunda 3G ve 4G ile çalışan cep telefonlarının yaydığı radyasyon düzeylerinin üreticiler tarafından belirtilen değerlerden (ki bu […]
%d bloggers like this: