Özledim

Mecnûn’u mecnûn eden sevip de kavuşamamanın verdiği ıstırap mıydı gerçekten? O Mecnûn ki, çöl ateşinde aşk acısıyla yanıp kavrulurken kendisine “Sen kimsin?” diye soranlara da “Leylâ” diyordu, “Nereden geldin?” diyene de, “Nereye gidiyorsun?” diyene de…

Sende Mahsur Kaldım’ kitabında aşkı anlatıyordu sevgili Ümit Ziya Altı. Sevip de kavuşamayanların, karşılıksız sevenlerin, aşk acısı çekenlerin, bir Mecnûn olamasa da kor haline gelen yüreklerindeki ateşi söndüremeyenlerin duygularına tercüman oluyordu kaleminden damlayan mürekkep…

Peki ya sevip de kavuşabilenler? Sonsuz mutluluk muydu bu dünyada vuslatın anlamı? Başlayan her şey bir gün bitmeye mahkûm değil miydi?

Yazarın ‘Özledim’ adlı ikinci eserinde artık sadece aşk acısı değil, ayrılık acısı da dağlıyor yürekleri. Olan olmuş, esas oğlanın ‘yüreğinin tam ortasından geçen fay hattı artık tamamen kırılmıştır’ bir kere…

Sevenler için asıl ıstırabın ayrılıklarla başladığını anlıyoruz bu kitapta. “Bazı yaralar vardır ki asla kabuk bağlamaz, çünkü iyileşmesini istemez insan! Kanatır alabildiğince acısını, taze tutmak ve unutmamak niyetiyle zaman zaman…” diyor ve nedenini de şöyle açıklıyor yazar:

Eğer bazı şeyleri unutabilmek o kadar kolay olsaydı şu hayatta, ne yeni bir şarkı daha bestelenir, ne de burun direklerini sızlatan şiirler yazılabilirdi sayfalar dolusunca!

Unutması zor olan şey ise ayrılık acısı…

Yokluğun bana öyle şeyler yazdırdı ki, yüreğimi şiir sanıp okudular!” diye seslendiği esas kadın ise Leylâ’sıdır yazarın. O Leylâ ki, yeri gelir ‘Aslı’ olur aşkın, bir ‘takunyalı’ tarafından işaret edilen… yeri gelir sahte bir ‘Duygu’ olur aşk sanılan ama maddeden öteye gidemediği geç de olsa bir çay bahçesinde anlaşılan!

Yazarın bu eserde kaleminden damlayan mükekkep Leylâ’yı ararken Mevlâ’yı bulanları, gerçek vuslata maddede değil manada kavuşanları dile getiriyor. Dün yüreği aşk ateşiyle kora dönen esas oğlan artık tasavvuf ateşiyle tamamen yanıp küle dönmüştür… tıpkı ışığa olan aşkıyla pervane olan ateş böceği gibi!

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Ümit Ziya Altı 

Özledim

Sayfa Sayısı: 248 

Trend Yayınevi 

2016, Ankara

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Next Post

Her şey yalan gerçek sensin (II): DeepFake

Sat Jul 13 , 2019
Sony 1998 yılında karanlıkta çekim yapabilmek gece görüş sensörü eklediği kamera modelini piyasaya sürdükten kısa bir süre sonra kameranın bazı merceklerle insanları çıplak gösterebildiği ortaya çıkınca meydana gelen satış patlaması karşısında satışları durdurup bu özelliği kaldırmak zorunda kalmıştı. Geçtiğimiz haftalarda birbiri ile ilişkili iki önemli gelişme bana Sony’nin yaşadığı bu […]

Benzer yazılar...

%d bloggers like this: