iPhone satışları krizden etkilenir mi?

Son 10 yılda ulus olarak yedi milyar Dolar ödediğimiz iPhone’ların üreticisi Apple ülkemizdeki Dolar krizinden ciddi anlamda etkilenecek midir? Bu sorunun cevabını verebilmek için bazı gerçeklere göz atmak faydalı olacaktır.

Apple’ın cep telefonu piyasasını iPhone ile yeniden şekillendirdiği 2007 yılını takip eden son 10 yılda ülkemize 142 milyon akıllı telefon ithal edildiği biliniyor. İthal edilen cep telefonları için ödenen rakam ise 24 milyar Dolar’ı buluyor. Bu yüzden de cep telefonu ithalatına ödediğimiz meblağın yaklaşık %30’unun Apple’a gittiğini söyleyebiliriz.

Bununla birlikte, iPhone’un ülkemizde pazar payına baktığımızda %17’nin altında olduğunu görüyoruz. Statcounter şirketinin web sitesinde sunulan verilere göre, Türk cep telefonu pazarında Ağustos 2018 itibariyle Samsung %52.4, Apple %16,9, GM %5,4, Huawei %5,3, LG %5.1 ve Vestel %2.2 paya sahip. Bu verilere baktığımızda, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de daha az telefonu daha yüksek fiyattan satan Apple’ın fiyatlandırma stratejisinin etkili olduğunu görebiliyoruz.

2007 yılında $499’lık fiyat etiketiyle piyasaya sunduğu ilk iPhone modeli ile akıllı telefon piyasasını şekillendiren Apple, takip eden iPhone modellerinde fiyatları önce 200-400 Dolar bandına çekmiş, ardından da 600-800 Dolar bandına taşıdıktan sonra 10. yıl şerefine tasarlanan iPhone X modeli ile tüketicileri $999’ın üzerindeki fiyatlar ile tanıştırmıştı. Geçtiğimiz günlerde bazı uzmanlar tarafından üretim maliyetlerinin iPhone 8 için $250, iPhone X için ise $370 civarında olduğu hesaplandı. Tim Cook bu gibi hesapların gerçeği yansıtmadığını açıklasa da, diğer maliyet kalemleri ne olursa olsun şirketin değere göre fiyatlandırma olarak da adlandırılan yöntemi kullanarak iPhone’u başarılı bir şekilde prestij ürünü haline getirdiğini söylemek mümkün.

Ülkemizdeki Amerikan ürünlerine yönelik boykot çağrılarının ne kadar etkili olduğunu ölçebilmek zor, ancak son zamlardan sonra iPhone satışlarının azalmaya başladığını tahmin etmek güç değil. Çünkü, Temmuz ayında iPhone fiyatlarına yapılan ciddi artıştan sonra kurdaki değişim yeni bir fiyat güncellemesi daha gerektirecek düzeye geldiği halde, muhtemelen stoklar henüz tükenmediği için iPhone fiyatlarında henüz yeni bir artış yaşanmadı.

Dolar krizinin iPhone satışlarını gerçek anlamda nasıl etkileyeceğini sanırım 12 Eylül’de tanıtılacak olan yeni modeller yeni kura göre ayarlanmış fiyatlar üzerinden satışa çıktığında göreceğiz. Fiyatı artık ABD’de bile yüksek bulunmaya başlanan iPhone’un yeni modellerini ülkemizde çok az kişinin peşin fiyata satın alabileceğini söylemek yanlış olmaz. BDDK tarafından yapılan yeni düzenleme ile finans kuruluşları tarafından anlaşmalı mağazalarda altı taksitten fazla kredi olanağı sağlanamayacak olması ise yeni modelleri taksitle almayı düşünen pek çok kişinin hevesinin kursağında kalmasına sebep olacaktır! Bu yüzden de, özel promosyon dönemleri dışında ülke çapındaki iPhone satışlarda ciddi bir azalma beklentisi olağandır.

“Satışlardaki azalış Apple’ı nasıl etkiler, şirket ülkemizden çıkma gibi bir noktaya gelir mi?” sorusuna dönersek, bu soruyu cevaplayabilmek için ülkemizin Apple için ne kadar büyük bir pazar olduğuna göz atmak gerekiyor. Hatırladığım kadarıyla Türkiye hiçbir zaman iPhone’un yeni modellerinin ilk etapta satışa sunulduğu ülkeler listesinde yer almadı. Bunun sebebi ülkemizin dünya çapında en çok iPhone satılan 30 ülke arasında yer almaması olabilir mi, bilemiyorum. Ancak, ABD ile Çin arasındaki savaştan bile çok fazla etkilenmeyen şirketin ülkemizdeki satışlardaki azalmalardan ciddi anlamda etkileneceğini şu aşamada söylemek zor.

Apple tarafından önceki günlerde ABD hükümetine gönderilen mektupta, Trump’ın Çin’e uygulamayı planladığı yeni tarifelerin sadece kulaklık vb. aksesuar fiyatlarını arttıracağı ifade edilirken, iPhone maliyetinde bir değişiklik olacağına dair tek bir ifade bile bulunmaması, fiyatları küresel düzeyde arttıracak ciddi bir maliyet artışı olmadığı sürece şirketin bölgesel krizlerden çok fazla etkilenmeyeceğinin de bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *