Google’a erişim yasaklansa?

Geçtiğimiz Cuma gününün en önemli gelişmelerinden birisi hiç şüphesiz Rekabet Kurulu tarafından Google’a soruşturma açılması kararı idi. Kararın detaylarını incelemek için Cumartesi günü Rekabet Kurumu web sitesini ziyaret etmek istesem de gün boyunca siteye erişmek mümkün olmadı. Dijitalleşen bir dünyada üst düzey bir resmi kurumun web sitesine, hem de gündüz saatlerinde erişilememesine anlam verememekle birlikte, bu sorunu ayrı bir yazıda değerlendirmek istediğim için detaylarına şu anda girmek istemiyorum.

Birincil kaynaktan haberin detaylarına ulaşamayınca bu yazıyı mecburen gazetelerin web sitelerinden edindiğim bilgileri temel alarak hazırlıyorum. Gazetelerde yer alan haberde, Rekabet Kurumu web sitesinde duyurulan kurul kararı aşağıdaki şekilde verilmiş:

Google’ın genel arama pazarındaki hâkim durumunu kötüye kullanarak çevrimiçi alışveriş hizmetleri pazarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiasını içeren başvuru üzerine yürütülen ön araştırma Rekabet Kurulunca karara bağlandı.

Ön araştırmada elde edilen bilgi, belge ve yapılan tespitleri 18.07.2018 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak; 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak;

— Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti.,

— Google International LLC,

— Google LLC,

— Google Ireland Limited hakkında soruşturma açılmasına,

18-23/396-M sayı ile karar verdi.”

Baştan kabul edelim, Google başta olmak üzere teknoloji devlerinin tamamına yakını güçlü oldukları alanlardaki hâkim konumlarını kullanarak tekelleşme yolunda rekabeti engelleyici eylemlerde bulunuyorlar. Bu yüzden de geçmişte Microsoft’a benzer sebeplerden ciddi cezalar veren AB, geçtiğimiz günlerde Google’a 4.3 milyar Euro (yaklaşık 5 milyar Dolar) ceza kesmişti.

Google’ın bir aylık gelirinin yaklaşık yarısı (yıllık gelirinin yaklaşık %5’i) oranındaki bu rekor ceza şirketin Android işletim sistemi ile akıllı telefon pazarının önemli bir kısmına hâkim olmasından kaynaklanıyor. İşletim sisteminde kendi ürünlerini hazır kurulu olarak kullanıcıların hizmetine sunan şirket, aramaların kendi arama motoru tarafından yapılması sayesinde daha fazla reklam geliri elde edebiliyor. Youtube, Gmail, Haritalar vb. diğer uygulamaların sistemde kurulu olarak gelmesi sayesinde sistem ayarları konusunda yeterince bilgi sahibi olmayan ve diğer uygulamaları yükle(ye)meyen kullanıcılar yüzünden rakiplerin rekabet edebilme şansları da en aza indirilmiş oluyor.

Bu yüzden de Rekabet Kurulu tarafından Google’a yönelik inceleme başlatılması kararını doğru buluyorum. Ancak bu noktada hatırlatmam gereken iki önemli husus bulunuyor. Öncelikle soruşturmanın zamanlamasının siyasi açıdan ilginç bir döneme denk geldiğini belirtmek gerekiyor. ABD ile siyasi bir krizin yaşandığı bir dönemde Google’a yönelik alınacak her türlü tedbiri ABD’li siyasiler ülkemiz tarafından gerçekleştirilen bir misilleme olarak algılayacak, ya da iddia edecektir.

Hatırlayalım… ABD’nin ilave gümrük vergilerine yönelik ciddi tepki veren AB ile aralarında yaşanan gerginliğin hemen ardından Google’a verilen 5 milyon Dolar’lık cezayı eleştiren Trump, resmi Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “ABD’nin en büyük şirketlerinden olan Google’a 5 milyar Dolar ceza veren AB’nin parayı tokatlayarak ABD’den yararlanmaya çalıştığını” söyleyip “ABD’yi istismar ediyorlar ama bu uzun sürmeyecek.” diye eklemişti!

Ancak dikkatleri çekmek istediğim asıl husus Trump tarafından gelebilecek benzer söylemlerin Google’a yönelik soruşturma sürecine etkileri değil. Google’a yönelik soruşturma sonucunda şirketin ciddi bir ceza ödemeye mahkûm edilip mevcut uygulamalarına son vermesine karar verilmesi durumunda, eğer şirket yaptırımları kabul etmezse, kurulun tepkisi ne olacak? Youtube’a uygulanan 2.5 yıllık erişim yasağı, ya da halen devam etmekte olan Wikipedia engelinde olduğu gibi Google IP’lerine erişim engeli mi konulacak, şirketlerin Google’a reklam vermesi mi yasaklanacak, yoksa Android tabanlı telefonlara kullanım yasağı mı gelecek? Yaptırımın türü ne olursa olsun, konu ile doğrudan ilgisi olmayan iş dünyası ve bireysel kullanıcılara zarar vermeden uygulanabilme ihtimali mevcut mu?

Bu soruların cevapları az çok belli ama yaşanabilecek bu küçük kıyamet senaryosunu şimdiden düşünmek gerektiği kanaatindeyim…

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *