Modern zaman efsaneleri 2: Gyges’in yüzüğü

Manisa’da bulunan Sardes antik kentinin kuzeyinde Lidyalılar tarafından yapılan Beştepeler Tümülüsleri dünyanın en büyük antik mezarlığı kabul edilir.

Tümülüs’ kelimesi Anadolu’da höyük olarak adlandırdığımız eski çağlarda insanlar tarafından mezar ya da mezarlık olarak oluşturulan kumdan tepeler için kullanılıyor.

Beştepeler’de ikisi büyük kral mezarı olmak üzere 150 civarında Tümülüs mevcut olsa da, doğal afetler ve hazine avcılarının verdiği tahribatlar yüzünden bu tümülüslerden sadece 90 kadarının ayakta kaldığı söyleniyor.

Beştepeler Tümülüsleri özellikle 1940’lardan sonra daha fazla tahrip edilmiş olsa da, bölgenin hazine avcıları tarafından eski çağlardan beri yağmalandığı biliniyor.

Tarihte bildiğim en eski hazine avcısı ise Lidyalı Gyges. Platon’un Devlet adlı kitabında anlatılan Gyges efsanesi kısaca şu şekilde:

Lidya’da kralın emrinde çoban olarak çalışan Gyges kuvveti bir yağmur ve depremin ardından hayvanları otlatmaya gittiği yerde toprağın çökmesi sonucu büyük bir obruk oluştuğunu görmüş.  

Obruğun içini merak eden Gyges aşağı indiğinde  bir kral mezarı ile karşılaşmış. Mezarın içi çok sayıda güzel eşya ile dolu olmakla beraber, uzun süre toprağın altında kalmaktan parçalara ayrılmış tunçtan bir at heykeli (belki de lahit kapağı?) dikkatini çekmiş. Heykelin içinde ne olduğunu merak edip baktığında ise bir insana göre biraz daha büyük bir ceset ile karşılaşmış. Ölünün parmağındaki altın yüzüğü alıp kendi parmağına takan Gyges, değerli bir ganimet bulmanın sevinciyle derhal oradan ayrılmış…

Aylık çobanlar toplantısına o yüzükle katılan Gyges, toplantı esnasında parmağındaki yüzüğü çevirince bir anda görünmez hale gelmiş. Yüzüğü tekrar çevirince görünür hale gelebileceğini fark eden Gyges görünmezlik yüzüğünden faydalanarak kralın sarayına girmeyi başarmış. Sarayda önce kraliçeyi baştan çıkaran Gyges, ardından da onun yardımıyla kralı öldürüp yerine geçerek uzun yıllar hüküm sürmüş…

Gyges’in hikayesi, Platon tarafından anlatılanlar mitolojik bir efsane olsa da, Lidya tarihinde gerçekten bir kral Gyges bulunmaktadır ve meşhur Karun’un dördüncü kuşaktan dedesi olarak da bilinir.

Kral Candules’i öldürerek kraliçe ile evlenip tahta geçen Gyges öldüğünde mezarı Manisa’daki Sardes antik kenti yakınlarında yer alan Beştepeler mevkiinde en görkemli iki tümülüsten biri olarak inşaa edilir!

Kaderin cilvesi mi dersiniz bilmiyorum ama kral Gyges’in mezarı da zaman içinde başka mezar soyguncuları tarafından talan edilir…

Gyges’in yüzüğü şu anda kimin elinde diye merak ediyorsanız cep telefonlarınıza bakmanız yeterli!

Özellikle sosyal ağlardaki ‘görünmezlik’ dediğimiz zırh insanoğlunun içindeki şeytani arzuları ortaya çıkarmasını sağlayan dijital bir yüzük olarak hayatımızın bir parçası olmuş durumda…

Sosyal medyada sahte kimliklerle terör estiren trollerden geçtiğimiz günlerde zavallı bir köpek yavrusuna eziyet ederek ölmesine sebep olan bir aciz yaratığa kadar pek çok kişi sadece vicdanlarıyla baş başa kaldıkları görünmez ortamlarda her türlü kötü davranışı sergilemekten çekinmiyorlar.

“Vicdan ruhun, tutkular ise bedenin sesidir.” der Rousseau.

Gerçekte yüzüğe hiçbir zaman ihtiyacı olmadı insanoğlunun…

Çünkü, tutkular ağır bastığında vicdan zaten görünmez olur!

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *