GOKHLAYEH (ESNEYEN ADAM)

Yasin ERDOĞAN

Öfkeliydi, kırmızı toprak tenli adam.

Ataları hep kandırılmıştı, uzun bacaklı bir ingiliz tarafından.

Onlara, onların taktiği ile saldıracaktı.

Bıkmıştı artık dağlardaki kayaların arkasına saklanmaktan.

Dağlardan avladıklarını verdi, silah aldı.

Ve bekledi…

Düşmanının  onu zayıf hissetmesini bekledi.

Yediği etin onu güçlendirmesini bekledi.

Ve öfkesinin onu kudretli kılmasını…

Öfkeliydi…

Çünkü 200 yıldır ataları beyaz adamlar tarafından katledildi. ABD’nin batı kesimlerine yaşarken yerlerinden kovuldular ve Kuzey Amerika’nın iç kesimlerine göç etmek zorunda kaldılar. Ama bu seferde beslenme kaynağı olan bizonların diğer insanlar tarafından katledilmesine engel olamadılar. Topraklarını verdiler, yiyeceklerini verdiler yine de soykırım yaşamalarına engel olamadılar.  Amerikan iç savaşında dahi birbirlerini boğazlayan Kuzey ve Güneyliler savaş bittikten sonra ortak düşman olarak kızılderilileri belirlediler.

Onların topraklarını aldılar, yiyecek kaynaklarını aldılar. Üzerine silah sattılar, giyim eşyası sattılar, gıda malzemesi sattılar. Böylelikle her zaman kazanan kendileri, kaybeden kızılderililer oldu.

ABD’nin vahşi kapitalizmine son diren kızılderili Geronimo idi. Oklahama’da vefat ettikten sonra ABD onu da kapitalizme yem etmiş. Ve adına pantalonlar, giyim eşyaları, hediyelik eşyalar, turistik alanlar vb. şeyler üretmiştir.

Peki ABD hükümetleri kızılderili katliamını bitirdikten sonra ne yaptılar? Tabi ki kendilerine yeni düşmanlar yarattılar. İlk önce zencileri düşman göstermeye başladılar… ve zencileri hiç asimile etmekle dahi uğraşmadılar. Direk köle olarak kullanmayı tercih ettiler! Azat edilmiş olanları ise düşman olarak işaretlediler.

Aradan yıllar geçti, içerdeki düşmanların ekonomiye çok faydası olmadığını anlayınca komşusu olan ve bağımsızlığını İspanyollaradan yeni kazanan Meksika’yı karıştırmaya başladılar. En sonunda Teksas sınırı üzerine anlaşmayı bahane edip savaşa giriştiler… ve galip gelen ABD oldu.

Daha sonra ortaya çıkan I. Dünya savaşında yer alan ülkere silah satarak savaş üzerinde etkili oldular. Savaştan sonra oluşan büyük buhran ABD için bir dönüm noktası oluşturdu. Böylece her zaman bir savaş havası varmış gibi davranarak vatandaşlarını ve dünya milletlerini korku içinde yaşatmaya çalıştılar. Bunu kendi halkına ispatlamaları ise çok gecikmedi. Pearl Harbor saldırısı sonrası Amerikan Hükümeti artık vatandaşları tarafından desteklenerek tüm yok edici davranışları meşru hale getirilmiş oldu.

Sovyetler Birliği ile yaşanan soğuk savaş ABD’yi daha da güçlendirdi. Çünkü, artık ortada SSCB gibi bir düşman vardı ve bu savaş sırasında hiçbir ABD vatandaşı hükümete hesap soramazdı.

Berlin duvarının yıkılması ile bir düşman daha ortadan kalktı. Peki yeni düşman kimdi? Elbette, tüm İslam camiası…

Son yıllarda ABD ekonomisi tek düşmanla yetinmiyor. Modern sömürgeciliği ayakta tutabilmek için en az iki düşmanı şart görüyorlar. Günümüzde yaratılan islamofobiye ilave olarak ve Kuzey Kore de düşman olarak yaratılmış durumda. İslamofobi ile Mezopotamya bölgesindeki ülkeleri sömürmeye çalışırlarken, Kuzey Kore olayı ile de Asya ülkelerine gözlerini dikmiş görünüyorlar.

ABD okullarda çocuklardan haraç kesen fırlama çocuklar gibi. Herkesi korkutarak haraç kesmeye çalışıyorlar. Ancak hesap etmedikleri bir şey var; eğer birgün  haraç kesilenler bir araya gelip beraber haraket edebilirlerse, kimse onlardan haraç kesemez.

Unutma:

Geronimo 25 kişi ile 5000 Amerikan askerine korku salmıştı.

Unutma ve unutma:

Peygamber efendimiz (s.a.v) Bedir savaşında 2 at ve 70 deve ile 100 at ve 900 deve sahibi müşriklere karşı kesin zaferle ayrılmıştı.

                                 “ve zalimlere ‘kazandığınızı tadın’ denmiştir.”

                                                             (Zümer suresi 24. Ayet)

Yasin ERDOĞAN

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *