Beyaz asfalt

Oldukça sıcak geçen bir yaz döneminin ardından kısa bir sonbahar yaşadıktan sonra nihayet soğuk kış günlerine adım atıyoruz. Geçtiğimiz aylarda artık mevsimler arası geçişlerin daha kısa yaşanacağına dair bir açıklama ile bu durum zaten tescillenmişti. Ne yazık ki, son yıllarda küresel ısınmanın etkileri ciddi bir şekilde yaşıyoruz. Kutuplardan kopan oldukça büyük buz kütlesinin yanı sıra, ABD’de peşpeşe yaşanan mega kasırgalar ve 2016 yılının 1880’den beri kaydedilen en sıcak üçüncü yaz oluşu geleceğe yönelik endişeleri arttırıyor. Hatta, 2061-81 yılları arasında tüm dünyada gelmiş geçmiş en sıcak yaz günlerinin yaşanacağına dair bir bilimsel çalışma bile mevcut!

Bu ürkütücü durum karşısında acilen ciddi önlemler alınması gerekirken, maalesef geri dönülmesi zor bir şekilde dünyaya zararlar vermeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda insanoğlunun 100 yıl içinde dünyayı terk etmesi gerekebileceğini ifade eden Prof. Hawking’in, önceki gün 600 yıl içinde küresel ısınma gibi problemler yüzünden dünyanın insan ırkı için yaşanamaz hale geleceğini tekrarlayarak bir an önce dünyayı terk etmemiz gerektiğini tekrarlaması sebepsiz olamaz diye düşünüyorum…

Bununla birlikte 7 milyar insanı taşımak üzere tüm umutlarımızı Elon Musk’ın Mars’a koloni kurma planına bağlamak gibi fanteziler üzerine odaklanmaktansa “Bu dünyayı tekrar nasıl yaşanabilir hale getirebiliriz?” sorusuna cevap aramamız daha mantıklı görünüyor. Çünkü, dünyaya kendi elimizle verdiğimiz zararı minimum düzeye indirebilmek bile nispi olarak iyileşme anlamına geliyor. Bunun en güzel örneğini geçtiğimiz ay yapılan bir açıklama ile gördük. NASA tarafından yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 30 yıl önce alınan önlemler sayesinde Ozon tabakasındaki delik bu yıl itibariyle 1988’ten beri en düşük seviyeye ulaşmış durumda…

Uzmanlar, küresel ısınmaya yönelik yerel yönetimlere de ciddi bir görev düştüğü konusunda hemfikirler. Çünkü yoğun yapılaşmaya bağlı olarak azalan yeşil alanlar ve artan nüfus yoğunluğu sonucu trafikte yaşanan karbon salınımı gibi belli başlık faktörler küresel ısınmayı ciddi anlamda tetikliyor ve şehir merkezlerindeki sıcaklıkları anormal düzeyde arttırıyor.

Bu konuda, küresel ısınmanın etkisini ciddi anlamda yaşayan ABD’nin ikinci kalabalık şehri olan Los Angeles’ta yaşanan son yüzyılın en sıcak yaz ayları yetkilileri bazı önlemler almaya itmiş. Örneğin, hava kirliliği ve ısınmaya önlem olarak ağaçlandırmaya önem veren kentte yaşayanlara evlerinin önüne dikmeleri için 18 bin fidan dağıtılmış durumda ve önümüzdeki iki yıl içinde 40 bin fidan daha dağıtılması planlanıyormuş. Benzer bir şekilde, kentte binaların üzerinin ısıyı yansıtma özelliğine sahip çatılarla kapatılması teşvik ediliyor ve halihazırda 12 binin üzerinde çatı dönüştürülmüş durumda.

Kent ısısını yaz aylarında birkaç derece de olsun azaltabilmek için test edilen en ilginç uygulamanın ise şüphesiz asfalt ve kaldırımların beyaz kaplama maddeleri ile boyanması olduğunu görüyoruz. Şehrin 15 bölgesinden seçilen birer cadde üzerinde test edilen uygulama kapsamında yansıtıcı özelliğe sahip özel bir beyaz madde ile boyanarak kaplanan yollar ile güneş ışıklarının asfalt tarafından emilimi en aza indirilmeye çalışılacak. Yapılan araştırmalarda beton ve asfalt yolların güneş ışınlarını emerek sadece gündüz değil, gece saatlerinde bile ısıyı tutup küresel ısınmaya belirli oranda destek olduğu ifade ediliyor. Bu yüzden de asfaltın üzeri özel beyaz yalıtım kaplaması ile boyandıktan sonra bu emilimin en aza inerek sıcaklığın azalacağı ümit ediliyor.

Beyaz bir boyayı andırsa da bir süre sonra kurumuş beton grisine dönen bu kaplama malzemesi uzun yıllardır park, bahçe vb. alanlarda kullanılıyor. Son yıllarda S. Arabistan, Çin, Avustralya ve İsrail gibi daha sıcak iklimlere sahip ülkeler tarafından da ilgi gösterilen bu kaplama malzemesi ile 16km’lik bir yolu boyamanın maliyetinin 40 bin Dolar civarında olduğu ve uygulamanın yedi yıllık bir kullanım ömrünün bulunduğu ifade ediliyor. Los Angeles’ta 150 bin Dolar bütçe ayrılarak 15 farklı pilot bölgede test edilen bu sistemin başarıyla uygulanabilmesi durumunda yıllık 100 milyon Dolar enerji tasarrufu sağlanabileceği de tahminler arasında…

Çevre dostu olarak bilinen bu malzemenin parlama yapmadığı ve yağmur vb. koşullarda bile seyahat güvenliğine zarar vermediği ifade ediliyor. Bu konudaki çalışmaları takip etmeyi sürdürüp gelişmeleri bu köşede paylaşmaya devam edeceğim.

Prof. Dr. Mustafa Zihni TUNCA

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *